“Dokuz yıldır evliyim. Çocuğum yok. Çocuksuz ailelere müjde yok mu? Evlatlık edinmek câiz midir?”

İnsanın yaratılışı tamâmen beşer kudretinin dışında; Hâlık-ı Kerîm’in hilkatiyle ve Fâtır-ı Kadîr’in kudretiyle ve takdiriyle ilgili bir alandır. Cenab-ı Hakk’ın takdir buyurduğu çocuk ana rahmine bir çekirdek olarak düşer, beslenir, gelişir, âzâsı teşekkül eder, ruh verilir; yani halk edilir. Bütün bu süreçlere bizim beşer olarak hiçbir müdâhalemiz yoktur. Tamamen Allah’ın meşîeti ve dilemesi esastır ve hâkimdir.

Çocuğu olmayan anne-babaların, tedâvîyi gerektiren bir problemleri varsa, tedâvî olmaları meşrûdur. Gerekli sebeplere başvurmaktan çekinmemeliler ve Allah’tan ümidi kesmemeliler. Bununla berâber, çocuğun tamâmen Allah’ın takdirinde olduğunu unutmamalılar ve bunu hüzün ve keder konusu yapmamalılar. Çünkü çocuk, Hâlık-ı Zîşân verirse, emânet alınacak bir varlıktır. Ve hiç şüphesiz Allah’ın vermesinde de, vermemesinde de bir hayır ve hikmet bulunduğu akıldan uzak tutulmamalıdır. Bu konuda rehberimiz ve tesellî kaynağımız şu âyettir: “Umulur ki, sizin hoşlanmadığınız bir tecellîde sizin için hayır vardır. Umulur ki, sizin çok istediğiniz bir şeyde sizin için şer vardır. Allah bilir; siz bilmezsiniz.” (1)

Çocuk Allah’ın takdîrinde ve hîbesinde bulunduğuna ve bu meşîet ve takdirde -istediğimiz biçimde tecellî etsin-etmesin- hayır ummak bizim îmânımızın gerektirdiği bir edep ve kulluğumuzun iktizâ ettiği bir terbiye olduğuna göre; bu hayrın kendisi bizzat “müjde” kabul edilmelidir. Allah’ın verdiğine de, vermediğine de “râzı olmak” vesîlesiyle, İlâhî rızâya nâil olma müjdesi. Hiç şüphesiz her “hayır”, müjdeyi de kendi içinde barındırır. Evlâtlık meselesinde bizim tavsiyemiz: Kimsesiz çocuklarla ilgili kurumlarla iletişim kurarak, ya da kendi gözlemlerinizi ve inisiyatifinizi kullanarak; aileleri tarafından terk edilmiş, annesi/babası ölmüş, bakıma, şefkate ve ilgiye muhtaç, yetim, öksüz..vs. gibi kimsesiz çocuklara ulaşabilirseniz; koruyucu ve yardımcı aile sıfatıyla böyle çocukları yanınıza almanız ve bir evlat hassâsiyeti içinde her şeyini üstlenmeniz mümkündür. Bunda büyük hayır ve sevap vardır.

Sehl b. Sa’d es-Sâidî (ra) anlatmıştır: Resûlullah Efendimiz (asm) mübârek şehâdet parmağı ile orta parmağını biraz açarak işâret etti ve şöyle buyurdu: “Ben, yetimin her şeyine kefil olarak bakan kimse ile Cennette şöylece yan yanayız!” (2)
Ebû’d-Derdâ Uveymir (ra) demiştir ki: Resulullah Efendimiz’den (asm) şöyle söylerken işittim: “Beni zayıfların arasında arayınız! Siz ancak zayıflarınız sebebiyle yardım görüyorsunuz ve rızıklandırılıyorsunuz.” (3)

Enes (ra) anlatmıştır: Peygamber Efendimiz (asm) parmaklarını bir araya toplayarak şöyle buyurdu: “Kim iki kız çocuğuna bâliğ olasıya kadar yardım eder ve yetiştirirse Kıyâmet Günü ben ve o şöylece yan yana bulunuruz.” (4)

Ancak böyle durumlarda çocuklardan gerçek anne ve babasını saklamak doğru değildir ve nehy edilmiştir. Peygamber Efendimiz (asm) kişinin babasından başkasına nesep iddiâ etmesinin yalan ve iftirânın büyüklerinden olduğunu beyan buyurmuştur. (5)

Binâenaleyh; 1-Nesep iddiâsında bulunmamak. 2-Ergenlik döneminden sonra nâmahremiyet esaslarına riâyet etmek. 3-Malına vâris bırakmak zorunda olmadığını, ancak başka çocuğu olmadığından bırakırsa sadaka sevabı almış olacağını bilmek. 4-Önceliği ihtiyaç içindeki bakıma muhtaç ve kimsesiz çocuklara vermek şartıyla, koruyucu aile sıfatıyla çocuklara kucak açmak ve her şeyi ile bakımlarını üstlenmek meşrûdur, hayırdır, rızâ-i Bârî’ye medardır.

Dipnot:

(1)Bakara Sûresi, 2/216;

(2)Buhârî, 11/1838;

(3)R. Sâlihîn, 272;

(4)R. Sâlihîn, 267;

(5) Buhârî, 9/1428


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Sevgi kimin hakkıdır?
54
Abdullah Bey: “Sevgili diyorlar… Sevgi kimin hakkıdır? Gerçek sevgili kimdir?” (daha&helliip;)
Kaza namazi yerine Nafile namaz kilmak
298
Antalya’dan Recep Unaz: “Kazâsı varken nâfile kılan boşuna mı namaz kılar? Mahşerde nafilelerin de kazâ namazı yerinde kabul edileceği şeklinde müjde yok mu?” (daha&helliip;)
Sütkardeşliği
37
Amerika’dan okuyucumuz: “Benimle yaşıt bir kız kuzenim var ve annem biz 1 yaşındayken onu doyuncaya kadar 1 kere emzirdiğini söylüyor. Biz fıkhen sütkardeş sayılıyor muyuz? Bu cevap kuzenim için pek b...
Dini hükümlerdeki yaş sınırı
249
Ersan Bey: “Kız ve erkek çocuklarımızın namaza ve tesettür hükümlerini uygulamaya başlamalarının belli bir yaş sınırı var mıdır?” (daha&helliip;)
Kur´ân kâinatı okuyor
27
Zeynep Hanım: “Yasin Sûresinin 40. âyetinde güneşin aya erişemeyeceği, gecenin de gündüzü geçemeyeceği, her birisinin bir yörünge üzerinde yürüdükleri beyan edilir. Başka âyetlerde de gece ile gündüzü...
İnsan ölümle ölüme gitmiyor
86
Merve Hanım: “Mesnevî-i Nûriye’de 206. Sayfada geçen şu cümleyi izah eder misiniz: “Sen bazı vecihlerden fenaya gittiğin zaman Hâlık-ı Rahman-ı Rahim’in ilminde, meşhudunda, malûmunda bâki kalmaklığın...
Allah rızık vericidir
64
İzmir’den okuyucumuz: “Allah’ın rızık verici olması ne demektir? Bir âyette ehl-i cennetin cennette rızıktan yedikçe, bu daha önce yediğimiz gibidir’ diyecekler. Bu ne demektir?” (daha&helliip;)...
Namazı bilerek kazaya bırakmaktan sakınmalı
38
Ebru Sakar: “Ben özel bir bankada çalışıyorum o sebeple sadece sabah ve yatsı namazlarını kılabiliyorum. Eve geldiğimde gün içindeki namazlarımın kazasını yapabilir miyim? Bazı yerlerde kaza namazının...
Soğan Sarımsak Yemek
44
İzmir’den okuyucumuz: “Soğan ve sarımsak yenilen yere melekler gelmez mi?” (daha&helliip;)
İmam Maturidî kimdir?
74
Nurettin Bey: “Risale-i Nur’da adı geçen imamlardan olan İmam Maturidi kimdir? Tanıtır mısınız?” (daha&helliip;)